Tarihin En Güçlü Kraliçesi Olan Kleopatra Hakkında Daha Önce Hiç Duymadığınız 10 Şaşırtıcı Gerçek

Kleopatra, krallığını ve ailesini korumak isteyen güçlü ve hırslı bir kraliçeydi. Ayrıca, dünyanın en güçlü iki adamıyla yakın bir ilişki içindeydi. Peki, Kleopatra gerçekte nasıl bir kraliçeydi?

1. Kraliçe Kleopatra aslında tarihteki ilk Kleopatra değildi.

Çoğu insan Kleopatra adını duyunca bir kişiyi düşünür ancak ondan önce altı Kleopatra daha olduğunu biliyor muydunuz? Kleopatra’nın gerçek adı Kleopatra VII Filopator’du ve Yunanca “şanlı babadan gelen kişi” anlamına geliyordu. Ayrıca kendisi Makedon Ptolemaios hanedanının son üyesiydi. Dolayısıyla, Kleopatra Mısır’ın son Yunan hükümdarıydı.

2. Kleopatra’nın soyu Büyük İskender’in generallerinden biri olan I. Ptolemy Soter’e kadar uzanıyordu.

Kleopatra Mısır’da doğmuştur ve soyağacı Büyük İskender’in generallerinden biri olan I. Ptolemy Soter’e kadar uzanır. İskender’in MÖ 323’te ölümü üzerine Ptolemy, Mısır’ın kontrolünü ele geçirdi ve sonunda üç yüzyıl süren ve Yunanca konuşan hükümdarlardan oluşan bir hanedan kurdu. Kleopatra etnik olarak Mısırlı olmasa da, Ptolemaik soyundan olup Mısırca öğrenen ve ülkenin eski geleneklerinin çoğunu benimseyen ilk kişiydi.

3. Kleopatra güzel olması ile beraber son derece zeki olması ile de tanınıyordu.

Ne kadar güzel olduğunu bilmiyor olsak da Kleopatra’nın emin olduğumuz bir yönü var. O da son derece zeki olması. Kleopatra’nın 7 dil bildiği ve matematik, felsefe, hitabet ve astronomi konusunda da oldukça eğitimli olduğu biliniyor.

Arap tarihçi Mesudi (MS 896-956) Kleopatra’yı akademisyenlerin toplum içindeki konumlarını yükselten ve arkadaşlıklarından zevk alan bir bilge ve filozof olarak tanımlıyor.

4. Tarihçiler Kleopatra’nın ebeveynlerinin kardeş olabileceğini düşünüyor.

Kraliyetler arasındaki ensest evlilikler yeni bir şey değil. Aslında Kleopatra’dan on üç yüz yıl önce yaşayan Kral Tut (Tutankhamun) da ensest bir evliliğin sonucuydu. 

Hanedanlık döneminin başlangıcından itibaren tahtın aktarımı anaerkil bir şekilde yapılmıştı. Bu nedenle krallar, yönetmeye hak kazanabilmek için kız kardeşleriyle evlenmek zorunda kaldılar. Dahası, yeni keşiflere göre Kleopatra’nın ebeveynlerinin aslında erkek ve kız kardeş olması muhtemel duruyor.

5. Kleopatra kendi kardeşleri ile önce evlendi sonra onları öldürttü.

Kleopatra’nın kendisi de hükümdarlığı sırasında tahtı elinde tutabilmek için kendi kardeşleri ile evlendi. Enseste ek olarak, Ptolemaios ailesinin bir diğer geleneği iktidarı ele geçirmek için akrabalarını öldürmeyi de içeriyordu. 

İlk öldürdüğü kardeşi ve aynı zamanda kocası olan Ptolemy XIII idi. İç savaştan sonra, dul kalan Kleopatra, küçük kardeşi Ptolemy XIV ile evlendi. Ancak, Jül Sezar’dan olan oğlunu hükümdar yapmak için Ptolemy XIV’i de öldürdüttüğüne inanılıyor.

6. Yunan biyografi yazarı Plutarch’ın yazdıklarına göre Kleopatra ile tanışmak, karşı konulmaz bir çekicilikle karşılaşmaktı.

Kleopatra’nın duruşu, konuşmasının ikna ediciliği ve davranışları birleştiğinde tehlikeli bir kombinasyon oluşuyordu. Kleopatra bu özelliğini kullanarak Jül Sezar da dahil olmak üzere birçok general ve kralı büyülemişti.

7. Kleopatra’nın ölüm sebebinin bir yılan ısırığı olup olmadığı hala belli değil.

Popüler inanışa göre Kleopatra, bir Mısır kobrasının onu ısırmasına izin vererek intihar etti. Ancak Yunan ve Romalı tarihçilere göre, Kleopatra yanında taşıdığı zehirli bir saç tokası ile kendini zehirledi.

8. Kleopatra Mısır’ın başarıyla büyümesini sağladı.

Kleopatra sadece kendisi için şöhret ve servet istemedi. Önce Jül Sezar ve daha sonra Mark Antony ile olan aşk ilişkileri, yalnızca gücünü pekiştirme arzusuyla değil, krallığını genişletme arzusuyla da ilgiliydi. Gerçekte Kleopatra, Mısır’ın Roma’dan bağımsız kalmasını istedi ve bu amaçla birçok Arap ülkesiyle ticari ilişki kurarak Mısır’ın ekonomisini güçlendirdi.

9. Kleopatra, Jül Sezar’ın metresi olarak Roma’da da yaşadı.

Kleopatra, MÖ 44’te Sezar’ın Mart ayında öldürüldüğü sırada oğlu Caesarion ile birlikte bir Roma sarayında yaşıyordu. Kaldığı yer ise Sezar’ın evinin karşısındaki Tiber Nehri’nin diğer tarafındaydı. Sezar’ın suikastı gerçekleşir gerçekleşmez Kleopatra tehlikeyi sezdi ve hemen Sezarion’la birlikte ayrıldı.

10. Kleopatra’nın dört çocuğu vardı, ancak yalnızca biri yetişkinliğe kadar hayatta kaldı.

Kleopatra’nın Julius Caesar’dan ilk çocuğu Caesarion’du. Bunun yanı sıra Kleopatra’nın Mark Antony ile de 3 çocuğu olmuştu. Alexander Helios, Kleopatra Selene ve Ptolemy Philadelphos Antoniu.

Caesarion, Octavianus’un emri altında öldürülürken, Kleopatra’nın Mark Antony ile olan diğer üç çocuğunun hayatlarını bağışlandı.

Ancak 10 yaşındaki Alexandar ve dört yaşındaki Ptolemy Philadelphus Antonius, Roma’ya taşındı ve Octavian’ın kız kardeşinin himayesine alındı. Bundan birkaç yıl sonra ise iz bırakmadan ortadan kayboldular. Günümüzde, Augustus’un (Octavian) emriyle öldürüldüklerine inanılıyor.

Sadece Kleopatra Selene hayatta kaldı ve daha sonra Mauretanya Kralı II. Juba ile evlenerek Mauretanya’nın kraliçesi oldu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir