Sofralarımızdaki Gizli Tehlike: Dana Eti Yerine Hileli Ürünler
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda fiyatlarındaki artışın sadece ekonomik bir sorunla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda ciddi denetim eksiklikleri ve sahtecilik vakalarını da beraberinde getirdiğini vurguladı. Gürer, 2026 yılının ilk dört ayında gerçekleştirilen denetimlerde 207 gıda ürününde taklit ve tağşiş (hileli) tespit edildiğini belirterek, “Mutfaktaki bu sorun, sadece ekonomik yüklerimizi artırmakla kalmıyor; aynı zamanda halk sağlığını da tehdit ediyor” dedi.
Yüksek üretim maliyetleri ve azalan alım gücü nedeniyle tüketicilerin daha ucuz ürünlere yönelmek zorunda kaldığını ifade eden Gürer, bu durumun merdiven altı üretim için uygun bir zemin hazırladığını dile getirdi. Özellikle temel gıda maddelerindeki hilelerin ciddi boyutlara ulaştığını belirten Gürer, tereyağında bitkisel yağ, yoğurtta nişasta ve balda sahte içeriklerin kullanıldığını; zeytinyağında ise düşük kaliteli tohum yağlarının tespit edildiğini açıkladı.
“DANA ETİ DİYE SAKATAT VE KANATLI ETİ SATILIYOR”
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı denetim raporlarındaki çarpıcı bulgulara dikkat çeken Gürer, tüketiciyi yanıltan hileli satışları şu sözlerle eleştirdi: “Tüketiciler dana eti aldığını düşünürken, kıymalı pide harcında kalp, lahmacunda taşlık ve sucukta kanatlı eti bulabiliyor. Kebap harçlarına ise mekanik olarak ayrılmış kanatlı etleri ekleniyor. Binlerce dürüst esnafımız olmasına rağmen, haksız kazanç peşinde koşanlar güvenilir gıdaya erişimi imkansız hale getiriyor.”
SADECE İFŞA YETMEZ: CAYDIRICI YAPTIRIMLAR GEREKİYOR
Tespit edilen 207 uygunsuzluğun rastgele bir olay olmadığını, aksine sistematik bir sorunun göstergesi olduğunu vurgulayan Gürer, yalnızca firmaları ifşa etmenin yeterli olmadığını savundu. Çözüm önerileri arasında laboratuvar kapasitesinin artırılması ve kamu denetimlerinin sıkılaştırılması gerektiğini belirten Gürer, hileli üretim yapanlara yönelik yaptırımların caydırıcı hale getirilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve tüketicinin hem uygun fiyatlı hem de sağlıklı gıdaya erişiminin devlet politikası ile desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, sadece ifşa listeleriyle yetinilmemesi, düzenli izleme ve ağır cezai işlemlerin uygulanması çağrısında bulundu.