Trump’ın Gözleri Türkiye’nin Nadir Toprak Rezervlerine Dikildi

Trump'ın Gözleri Türkiye'nin Nadir Toprak Rezervlerine Dikildi

ABD’nin Çin ile olan ticaret ve teknoloji rekabeti sürerken, nadir toprak elementleri stratejik önemi ile yeniden ön plana çıkıyor. Eskişehir’deki büyük rezervlerle ilgili olarak ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ile yaptığı temaslar, bu konuda tartışmaları alevlendirdi. Türkiye, Eskişehir’deki 500 milyon tonluk işlenebilir cevher için Çin de dahil olmak üzere birçok ülkede görüşmeler yaparken, Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından bu müzakerelerin durdurulduğu iddia ediliyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verilerine göre, Eskişehir’in Beylikova ve Sivrihisar ilçeleri arasında yer alan sahada yaklaşık 694 milyon ton nadir toprak elementi rezervi bulunuyor. Bunun 500 milyon tonu işlenebilir özelliğe sahip. Bu bölge, Çin’in Bayan Obo sahasından sonra dünyanın en büyük ikinci nadir toprak rezervine sahip. Çin’in bazı stratejik minerallerdeki ihracat kısıtlamaları, ABD’yi bu rezervlere yönlendirmiş durumda.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Ayhan Yüksel, Türkiye’nin metalürji ve kimya alanında eksiklikler yaşadığını belirterek, “Bu elementlerin ayrıştırılması ve işlenmesi gerektiğini” vurguladı. Yüksel, “Türkiye’nin bazı ülkelerle, özellikle Çin ile görüştüğü biliniyor. Ancak Trump’ın müdahalesiyle bu görüşmelerin kesildiği görülüyor,” dedi.

Beylikova’daki nadir toprak rezervleri arasında florit, barit, seryum, lantan, neodimyum ve praseodimyum gibi kritik elementlerin yanı sıra uranyum ve yaklaşık 380 bin ton toryum rezervi de bulunuyor. Beylikova sahasında 11.3 milyon ton florit, 9.4 milyon ton barit ve 953 bin ton nadir toprak oksidi (NTO) yer alıyor. Ayrıca enerji ve ileri teknoloji açısından önemli olan seryum (Ce), lantan (La), neodimyum (Nd) ve praseodimyum (Pr) gibi elementlerin varlığı dikkat çekiyor.

Nadir toprak elementleri rezervlerinin Türkiye’de 1970’li yıllarda keşfedildiğini belirten MMO Başkanı Yüksel, “O dönem dünyada bu elementleri işleyebilecek bir teknoloji olmadığından dolayı bu durum fazla bir önem taşımıyordu,” diye ifade etti. Türkiye’de sadece toryum üzerine çalışmalar yapılmışken, diğer elementler üzerinde pek bir ilerleme kaydedilmedi.

Ayhan Yüksel, nadir toprak elementlerinin ekonomik değerinin işlenme sürecine bağlı olduğunu belirterek, “Eğer Türkiye ocaktan çıkan bu kaynakları işleyemezse, ekonomik anlamda ciddi bir kayba uğrayabilir. Ancak işlenirse büyük bir değer kazanabiliriz. Aksi takdirde, diğer madenlerde olduğu gibi düşük katma değerli bir ihracatla karşı karşıya kalabiliriz,” dedi.